Piyasa Değeri, Gerçek Değer ve Yatırım Değeri

sermaye değerleme

Sermayenin değerlemesi ya da herhangi bir varlığın değerlemesi bir sanattır.  Bu alana ilgi duyanların değerleme ile ilgili farklı kavramların farkında olmaları gerekir.  Bu itibarla makalemizde en popüler üç tanesi ayrıntılı olarak açıklayacağız:

Piyasa  Değeri

Piyasa değeri kavramı anlaşılması en kolay değerleme kavramıdır. Bu, şirketin veya bir varlığın devam eden piyasa fiyatı ile ifade edilen değeri anlamına gelir. Piyasa fiyatları çılgınca değişirken, üzerinde listelenen herhangi bir şirketin veya varlığın piyasa değeri de öyledir.

Öğrenciler, piyasa değerlemesi ve piyasa fiyatı arasındaki farkı bulmaya çalışırken genellikle kafaları karışıktır.  Temel fikir, piyasaların verimli olması ve piyasaların yansıttığı fiyatların herhangi bir noktada piyasanın bilinçli bir kararı olmasıdır. Dolayısıyla piyasa fiyatı, piyasa değerlemesi ile aynı şey olup etkin pazar hipotezi fikrine dayanmaktadır.

Gerçek Değer

Basit bir deyişle, gerçek değer, varlığın içinde bulunan değerdir. Örneğin, bir makine, manuel iş gücünün sahip olabileceği kadarıyla, kullanıcıya belirli bir artan fayda sağlayabilir. Bu nedenle, makine firmaya artan nakit akışları sağlar ve belirli bir miktar gerçek değere sahiptir.

Bir firmanın değeri, seçilen belirli bir zaman diliminde varlıklarıyla sağlanacak olan bedelin toplamıdır. Bu şekilde tıpkı bir varlığın içsel değeri tahmin edilebildiği gibi benzer şekilde bütün bir firmanın öz değerini de tahmin edebiliriz.

Gerçek değerin, firmanın ve endüstrinin niteliği hakkında derinlemesine bilgi sahibi birisi tarafından ancak doğru bir şekilde anlaşılması ve hesaplanması gerektiğini anlamak önemlidir. Sorunlara uzaktan bakan analistler tarafından hesaplanan gerçek değer genellikle firmanın doğru değerinin ne olması gerektiğini yanlış hesaplar. Bu nedenle, gerçek değer göz önüne getirilirken, birçok analistin görüşlerini karşılaştırmalısınız.

Yatırım Değeri

Gerçek değer, bir firmanın değerine yalıtılmış olarak bakar. Sadece, bir firma tarafından üretilecek artan nakit akışlarından türetilebilen değeri dikkate alır. Bununla birlikte, yalnızca bir rakiple yüzleşen bir oligarşi düşünün. Bu rakip, oligarşinin müşterilerden tahsil edebileceği fiyatları aşağı çeker. Bu durumda, oligarşi rakibi satın alabilirse, rekabeti ortadan kaldırabilecek ve tekelci olabilecektir. Açığa çıkacak faydalar basit bir indirgenmiş nakit akışı uygulaması kullanılarak hesaplanamaz. Bu etik bir senaryo olmayabilir.

Burada anlaşılması gereken nokta, bazen şirketlerin işlerini birleştirdiklerinde sinerji yaşamasıdır. Bu nedenle, bazı rakipler mevcut bir işle iyi uyuşuyorsa bir varlık veya şirket için daha fazla ödeme yapmaya istekli olabilirler. Bu değerleme, yatırım değeri olarak adlandırılır. Whatsapp’ın Facebook tarafından satın alınması, gerçek hayatta yatırım değerinin kullanılmasına bir örnektir.

Yatırım değerinin her bir alıcı için öznel olduğunu anlamak gerekir. Sinerji, satın alım yapacak tarafın sahip olduğu varlıklara ve stratejik vizyonuna bağlıdır. Yukarıdaki örneğimizden devam edecek olursak, Facebook gibi Google tarzı büyük şirketler de Whatsapp’ın devralınması için gerekli bedeli ödeyebilirlerdi.  Bununla birlikte, ulaştıkları değerleme, gelecek planlarında Whatsapp’ın stratejik uyumu üzerine kuruludur. Her şirket farklı varlık karışımına ve gelecek için farklı bir vizyona sahiptir. Dolayısıyla, her şirket farklı bir değerleme yapacaktır.

Bu noktada bir kez daha, yatırımın değerinin sübjektif olduğunu ve varlığa değil, bilakis alıcıya bağlı olduğunu belirterek toparlayalım.

Bu nedenle, vadeli değer veya değer yaratımı kullanıldığında, bu kavramlardan herhangi birine atıfta bulunulabilir. Bu konuyla ilgili bir analist ya da öğrenci, hangi ölçütün hangi bağlamda uygulanabilir olduğuna ilişkin açık bir anlayışa sahip olmalıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir